Eşrefoğlu Rumi
Hacı Bayramı Veli'nin damadı mutasavvıf Eşrefoğlu Rumi Müzekkin-nüfus(Nefisleri Temizleyen) isimli eserini Hicri 852( Miladi 1448) yılında kaleme almıştır. Eserin takdim kısmında şu eleştiriler geçer:
"İmdi, zaman azdı ve kardeşlerin halleri döndü; haksızlık, azgınlık, serkeşlik ve münafıklık çoğaldı. Meşayih kalmadı. Beyler zalim oldular. Kadılar rüşvet yer oldular, ilme uymaz oldular, ilmi kendi havalarına çeker oldular, müderrisler fâsık oldular, tefsir ve hadis medreselerde okunmaz oldu, fakihler ve din ilmini bilen kişiler az kaldı, vâ'izler dünya için mescitlerde va'zedip akçe dererler, ilimle beyler kapısında rağbet bulmayan dânişmendler şeyhlik tarikini tutup yüze gülerek halkın dünyasını alır oldular ve ağızdan meşayihin o hale münasip sözlerini ezberleyerek meclislerde söylemeğe ve kendilerini halka ehl-i hal bildirmeğe ve insanlara kendilerini sevdirmeğe çalışır oldular, tâlip denilenler de ârifler donunu giyerek zikir meclislerinde susmağa ve riyakârlığa başladılar ve halkın yemeğini gözetir oldular. Çok kişilerin halleri buralara kadar erişti."
Buradaki eleştirilere bakılırsa zikredilen zamanda münafıkların çoğaldığı, manevi önderlerin kalmadığı ve onların sözüne itibar edilmediği, beylerin zalim, kadıların rüşvetçi ve müderrislerin fâsık olduğu, medreselerde tefsir ve hadis okutulmadığı, vâizlerin dünya için vaaz edip akçe biriktirdikleri, İlim ehli bazı kişilerin sahte şeyh kılığına girip güler yüzle insanları kandırarak onların malını mülkünü sömürmeye başladığı gibi olumsuzluklar görülmektedir.
Divan şairi Keçecizâde İzzet Molla'nın şu beyitini hatırlayalım;
"Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihân harâb / Eyler anı müdâhene-i âlimân harâb"
Dünyayı günahkârlık ve bozuk ahlaktan ziyade hakikati söylemesi gereken âlimlerin susması ve çıkar için zulme boyun eğmesi yıkar.